banner32

banner28

Şahin ve Türeci'nin ekibi çalışmanın ayrıntılarını ilk kez anlattı

ULUSAL 31.01.2021, 15:08 31.01.2021, 15:10
Şahin ve Türeci'nin ekibi çalışmanın ayrıntılarını ilk kez anlattı
banner29

Dr. Elif Diken ve Dr. Mustafa Diken çifti, çeşitli kanser türlerinin tedavisi için de mRNA aşıları üzerinde çalışıyor. Covid pandemisinde, hastalığa karşı hızla aşı geliştirilmesini sağlayan ve yüzde 90'ların üzerinde koruyucu olduğu ifade edilen aşı çalışmalarında, 'mesajcı RNA (mRNA)' teknolojisi, birdenbire tüm dünyanın gündemine oturdu. mRNA aşıları, Covid'de elde edilen bu başarı ile adını duyursa da aslında 20 yıldan fazladır kanser ve bazı bağışıklık sistemi hastalıklarının çözümü için "bağışıklık hücrelerini eğitmeye yönelik" tasarlanan bir yöntem. Çalışmalarını Almanya'da yürüten ve BionTech'in kurucusu Prof. Dr. Uğur Şahin ile Prof. Dr. Özlem Türeci'nin Covid aşısındaki bu başarısı, onları dünyanın gündemine taşırken, yıllardır yürüttükleri başka bir çalışmanın ilk sonuçları da bu kez, halen tedavisi olmayan Multipl Skleroz (MS) hastalığı için umut oldu.

GELECEĞİN TEDAVİLERİ mRNA AŞILARINDA OLABİLİR

BioNTech ile yine Almanya`nın Mainz şehrindeki Johannes Gutenberg Üniversitesi Tıp Fakültesi ve TRON Translasyonel Onkoloji Enstitüsü'nden bilim insanlarının yaklaşık 6 yıldır üzerinde çalıştığı MS aşısı, farelerde hastalığın gelişmesini önledi ya da geriletti. Aşı çalışmasıyla ilgili bilimsel makale, dünyanın en saygın tıp dergilerinden Science'a kabul edilerek 8 Ocak'ta yayınlanınca, Türeci ve Şahin çifti bir kez daha dünyanın gündemine oturdu. Araştırma ekibindeki 17 bilim insanı içinde yer alan ve ikisi de yıllardır Şahin ve Türeci çiftiyle çalışan TRON Translasyonel Onkoloji Enstitüsü İmmünoterapi Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Mustafa Diken ve aynı enstitüde araştırmacı olarak görev yapan eşi Dr. Elif Diken, hem MS, hem de bazı kanser türlerinin tedavisine yönelik mRNA çalışmalarıyla ilgili detayları, ilk kez anlattı. Diken çifti, başta kanserler olmak üzere pek çok hastalık için geleceğin tedavilerinin mRNA aşılarında olabileceğini söyledi.

‘İLGİ COVİD'E DÖNÜNCE MS MAKALESİ GECİKTİ’

Dr. Elif Diken, Science'da da yayınlanan ve bilim dünyasında heyecanla karşılanan MS araştırmalarıyla ilgili, "MS'in tedavisini fareler üzerinde gösterdik. Fakat bu aslında daha çok bir başlangıç. İnsan çalışmalarına biraz daha yolumuz var. Tabii ki umut vadediyor bu sonuçlar. Ama insan çalışmalarının tamamlanması ve bir ürünün ortaya çıkması için zamana ihtiyaç var" dedi. Dr. Mustafa Diken ise "Bu proje bizim son 5-6 yıldır üzerinde çalıştığımız bir proje. Aslında Covid aşısından daha önce başladığımız, TRON'daki multidisipliner çalışma grubunun, aynı zamanda Johannes Gutenberg Üniversitesi Tıp Fakültesi ve BioNTech ile ortaklaşa yürüttüğü bir projeydi. Biz RNA aşılarını çok farklı hastalıklar üzerinde denemek için çalışıyoruz. Bu zaten Covid'den önce de yürütülen çalışmalardı. Aslında Covid'den dolayı makaleyi yayınlamamız biraz da gecikti. Çünkü daha önce tamamladığımız bir çalışmaydı ama yayınlanması zaman aldı, zira bütün ilgi Covid'e dönmüştü. Ama sonunda saygın bir bilimsel dergide yayınlayabildiğimiz için mutluyuz" şeklinde konuştu.

GENÇ YAŞA SIĞDIRILAN BAŞARILI YÜKSELİŞ

Marmara Üniversitesi'nde Biyoloji Öğretmenliği okuduktan sonra yüksek lisansını Biyomühendislik Fakültesi'nde yapan ve 2013 yılında doktora yapmak üzere Almanya'ya giden Dr. Elif Diken (33), önce Johannes Gutenberg Üniversitesi Mainz Tıp Fakültesi'nde İnsan Genetiği Bölümü'nde doktorasını tamamladı. Ardından 2017'de yine aynı üniversiteye bağlı TRON Translasyonel Onkoloji Enstitüsü'nde doktora sonrası araştırmacı olarak çalışmaya başladı ve o tarihten bu yana da Prof. Dr. Uğur Şahin ile birlikte çalışmalarını yürütüyor. Onlarla çalışmayı büyük bir şans olarak gördüğünü söyleyen Dr. Elif Diken, "Bilimsel konularda çok cesurca davranıp yeni alanlara el attıkları için, bizim açımızdan büyük bir mesleki şans" dedi.

‘İKİSİ DE GERÇEKTEN ALÇAK GÖNÜLLÜ İNSANLAR’

Aynı zamanda BioNTech Aşı ve İmmünoloji Bölümü Başkanı olarak da görev yapan Dr. Mustafa Diken (38) ise ODTÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünde okurken son sınıfta Şahin ve Türeci çiftiyle tanıştığını belirterek "Uğur ve Özlem hocaların daha önce üzerinde çalıştığı ve buldukları bir metot üzerine staj yaptım son sınıftayken. Onları makalelerinden bu vesileyle tanıyıp kendilerine başvurdum. 2005'de doktora yapmak için kabul aldım ve hala birlikte çalışıyoruz. Doktoramdan sonra da kurduğumuz şirketlerin hem kuruluşunda hem yönetiminde görev almaya başladım. BioNTech'de Aşı ve İmmunoloji bölümünün başındayım ama aynı zamanda MS çalışmasının yürütücülerinden biri olan TRON Araştırma Enstitüsü'nde İmmünoterapi Bölümü Başkan Yardımcılığı görevini yapıyorum. Uğur ve Özlem Hoca ile uzun süredir çalışıyorum. Hem bilimsel olarak, hem insan olarak çok iyi ve alçak gönüllü insanlar. Burada büyük bir grubu yönetiyorlar. Üniversite, enstitü ve BioNTech'de 1500 kişilik bir grubun başındalar" diye konuştu. 

BAĞIŞIKLIK HÜCRELERİ RNA İLE EĞİTİLİYOR

Bağışıklık sisteminin, sinir hücrelerinin çevresinde bulunan "miyelin" kılıfını düşman olarak görüp buna saldırmasıyla oluşan MS hastalığının otoimmün bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr. Elif Diken, kişinin kendi bağışıklık sisteminin, kendi doku hücrelerine zarar verdiğine dikkat çekerek, çalıştıkları mRNA aşısının bu mekanizmadan hareketle dizayn edildiğini söyledi ve şu bilgileri verdi: "Bu hastalığı yenmek için çıkış noktamız, bu bağışıklık hücrelerine, kendi hücrelerimize saldırmaması gerektiğini öğretmek. Bu aşıyla, vücudumuzda tanıyacağı moleküllere uygun gen bölgelerini RNA ile kodlayarak aslında bağışıklık hücreleri içerisindeki düzenleyici yapıdaki hücrelerin sayısını artırmak ve artık dokulara zarar vermesini engellemek amaçlandı. Tedavideki başarı sonrasında da yaptığımız analizlerde, gerçekten saldırgan bağışıklık hücrelerinde azalma ve düzenleyici, durdurucu bağışıklık hücrelerinin sayısında artış olduğunu gözlemledik. Yani planladığımız çalışmanın amacına uygun bir şekilde moleküler düzeyde bir cevap oluşturduğunu gördük"

‘KÜTÜPHANENİN TAMAMINI DEĞİL TEK KİTABI TANITIYORUZ’

MS hastalarında bağışıklık baskılayıcı tedaviler kullanıldığını, bunun da vücudu diğer tehditlere karşı savunmasız bırakabildiğini ve tam olarak çözüm olamadığını vurgulayan Dr. Mustafa Diken de "Buradaki amaç, RNA ile (hücreye) sadece istediğimiz mesajı vererek, yani bütün bir kütüphaneyi durdurmayı değil; sadece belirlediğimiz bir kitabı oradan seçip, onu hücreye tanıtarak, sadece ona karşı bir cevap oluşturmayı sağlamak. Böylece bu yöntem çok daha özel, sadece MS'e karşı olan bir bağışıklık cevabını baskılayarak, diğer hastalıklara karşı olan bağışıklık yanıtında bir etki yapmıyor. Çalışmamızda başka herhangi bir aşılamaya ya da bir virüs atağına karşı farelerde bir değişiklik olmadı. Ama MS oluşmasında ya da oluşan MS'in düzeyinde belirgin ölçüde gerilemeyi sağladı. Bu da tedavi ederken, vücutta başka bir şeye zarar verilmesini ya da vücudun başka bir tehdide karşı savunmasız bırakılmasını önlüyor. Bu açıdan RNA çok özel bir molekül" diye konuştu.

‘mRNA GENETİĞİ DEĞİŞTİRMİYOR, HÜCREYİ EĞİTİYOR’

mRNA'nın çok modüler (uyarlanabilir) bir çalışma platformu sağlayabildiğini ve bu özelliği ile kanser ve diğer hastalıkların tedavisinde de kullanılabildiğini belirten Dr. Mustafa Diken, sözlerini şöyle sürdürdü: "mRNA molekülünün Kovid aşılarındaki başarısı aslında RNA'nın ne kadar güvenilir, etkin ve aynı zamanda hızlı bir şekilde üretilebildiğini gösterdi. Bu anlamda diğer hastalıklar için de mRNA'nın artık hızlı bir şekilde ilerleme kaydedeceğine inanıyorum. RNA molekülünün güzel bir avantajı, belli bir yarı ömrü var. Hücreye girdikten sonra proteini kodlayıp daha sonra kendisi hücredeki mekanizmalar tarafından parçalanarak yok ediliyor. Yani hücrenin genetiğini değiştirmekten çok, hücreyi bir anlamda istediğimiz ölçüde ve istediğimiz süre boyunca modüle etmiş (uyarlamış) oluyoruz. Kanser aşılarında bunu, kansere özgü molekülleri hücreye tanıtmak için kullanırken; Covid aşısında, virüsün belli moleküllerini hücreye tanıtmak için kullanıyoruz. (Bağışıklık sistemine bunlarla 'savaşmayı' öğretiyoruz) Son çalışmamızda ise MS'e özgü molekülleri hücreye tanıtarak, bu sefer kanser ve Covid'den farklı olarak, bunların aslında 'bağışıklık sisteminin dostu' olduğunu ve 'saldırmaması, savaşmaması'  gerektiğini hücreye öğretiyoruz. Yani kanser ve Kovid aşılarının tam tersi bir mekanizmayı harekete geçirmiş oluyoruz. Aslında temel mantık aynı, sadece madalyonun iki yüzü gibi"

BAŞARI ARAŞTIRMALARA DAHA ÇOK FON GETİRECEK

mRNA teknolojilerinin ardında uzun yıllara dayanan bir bilgi birikimi olduğunu belirten Dr. Elif Diken, "Aslında bu pandemi ile birlikte herkes tarafından öğrenildi ama mRNA çalışmaları uzun yıllardır yapılıyordu. mRNA aşılarının en güzel yanı da göreceli olarak hızla değiştirilebilir olması ve amaca uygun tekrar düzenlenebilmesi. Mustafa'nın dediği gibi, biz daha çok kanser alanında kullanıyorduk ama bu çalışma (MS) ile birlikte gösterdik ki aslında bağışıklık sistemini tersi yönde de aktive edebiliriz ya da baskılayabiliriz. Çalışmanın en büyük özgünlüğü de böyle bir sistemin aslında tersi yönde de uygulanabilir olduğunu göstermesiö diye konuştu. Covid aşılarında elde edilen başarının, mRNA çalışmalarına ilgiyi artıracağını düşündüğünü söyleyen Dr. Mustafa Diken, "Eskiden bu araştırmalara fon bulmakta güçlük çekilirken şimdi artık devletlerin ve üniversitelerin RNA ile ilgili çalışma yapmak isteyen araştırma gruplarına daha çok fon ayıracağını düşünüyoruz. Bu da sadece bizim değil, başka araştırmacıların da katılımıyla bu işlerin daha hızlı bir şekilde, başka hastalıklar için de kullanılabilmesini sağlayacak" dedi.

KİŞİYE ÖZGÜ KANSER 'AŞILARI' OLACAK

Dr. Mustafa Diken, Covid için bu kadar hızla aşı geliştirilebilirken kanser için neden halen uzun yıllardır mRNA çalışmalarının yapılıyor olduğu hakkında ise şu bilgileri verdi: 

"Kanser karmaşık bir hastalık. Tek tür bir hastalık değil ve çok değişik kanser türleri var, aynı zamanda her kanser türü de her hastada farklı özelliklere, farklı ilerleyişe sahip. O yüzden de kansere özgü molekülleri bulmak daha uzun sürüyor. Ayrıca kanser kendi hücrelerimizden çıktığı için bağışıklık sistemine bunu tanıtmak her zaman kolay olmayabiliyor. Covid bir patojen, dışarıdan gelen bir virüs. Bağışıklık sistemimiz zaten buna karşı savaşmak için programlanmış bir sistem. Ama kanser kendi içimizden bir oluşum olduğu için bağışıklık sisteminin normalde ilk yaptığı tabii ki kanser hücresine herhangi bir tepki vermemek. Yani ilk başta kontrol etmeye çalışsa da, daha sonra kendi hücremiz olduğu için tümör hücrelerinin etkisiyle bağışıklık baskılanıyor. (Kansere karşı savaşmayı bırakıyor) Bizim mRNA ile amacımız, bağışıklık sistemini kansere özgü moleküllere karşı aktive etmek. Elif de bu konuda çalışıyor, kansere özgü molekülleri bulmak, bunları karakterize etmek çok vakit alan bir işlem. Hem bizim hem diğer grupların yaptığı çalışmalarda da artık kişiye özgü kanser aşılarına doğru gidiyoruz. Her kişinin kendi tümörüne özgü molekülleri bularak bunları kodlayan mRNA aşıları geliştiriyoruz. Böylece kişiye özel aşılar yaparak daha etkin olabileceğimizi düşünüyoruz. Bu nedenlerle kansere karşı mRNA aşıları Covid aşısı kadar hızlı olamayacak, daha uzun süreçler gerekiyor." 

Kanser aşılarının bireysel bağışıklık yanıtı nedeniyle herkeste aynı etkiyi veremeyeceğini söyleyen Dr. Elif Diken ise "Tek bir kanser aşısı, her hastada aynı etkiyi göstermeyebilir. Bir hasta bundan çok iyi bir şekilde yararlanabilirken başka bir hastada tabii ki kanser hücresinin genetik yapısı farklı olduğu için daha az etki sağlayabilir. Bu da bizi Mustafa'nın da belirttiği gibi, kişiye özgü, hastaya özgü kanser aşıları geliştirmeye ve üretmeye itiyor. Bu nedenle öncelikli amacımız tabii ki genel, birçok kişiye uygulanabilecek bir aşı üretmenin yanı sıra, aynı zamanda da kişiye özgü bir çözüm bulmak" dedi.

SADECE COVİD VE KANSER DEĞİL, OTOİMMÜN HASTALIKLAR İÇİN DE UMUT

Dünyada birçok farklı kanser türüne karşı RNA aşılarının klinik çalışmaların da yapıldığını, yani bazı hasta gruplarında denendiğini anlatan Dr. Mustafa Diken, şu bilgileri vererek sözlerini noktaladı: 

"Çeşitli aşamalarda denenen RNA aşıları var. Özellikle melanoma, yani cilt kanseri, akciğer kanseri, prostat kanseri gibi türlerde şu an denemeler devam ediyor. Zamanla RNA aşılarına olan ilginin ve fonun artması ile beraber, diğer kanser türlerine karşı da aşılar geliştirilecek ve denenecektir. RNA modüler (uyarlanabilir) bir platform olduğu için, o kansere özgü molekülleri bulduğumuz zaman, RNA'ya bunları kodlatarak bağışıklık sistemini kansere karşı savaşmak için eğitebileceğimize inanıyoruz. Bağışıklık sistemi hastalıklarında ise bağışıklık sisteminin saldırdığı molekül hedefleri farklı olsa da bu saldırı mekanizmaları benzer. Bağışıklık sistemi belli bir dokuya ait hücreyi, oradaki bir molekülü tanıyarak bir cevap oluşturuyor. Biz bu otoimmün hastalığa sebep olan hedef molekülleri bilebilirsek, bunları yine aynı kanserde olduğu gibi, RNA ile kodlayarak, bu tür hastalıklar için de tedaviler geliştirebiliriz. Mesela diyabet gibi ya da diğer otoimmün hastalıklar gibi. Tabii ki bunların hem klinik öncesi denemelerde, daha sonra da klinik açıdan ispatlanması lazım. Örneğin şu an klinik öncesi MS çalışmamızda gösterdiğimiz başarıdan cesaret alarak klinik çalışmalarla MS hastalarında da bu aşıyı denemek istiyoruz. Ama bunun için önümüzde hala bir yol var. Farelerde yaptığımız çalışmalar umut verici olsa da bunların rüştünün aynı Kovid aşısında olduğu gibi klinikte de ispatlanması lazım"

Yorumlar (0)
14
açık
Namaz Vakti 01 Mart 2021
İmsak 06:16
Güneş 07:37
Öğle 13:29
İkindi 16:39
Akşam 19:11
Yatsı 20:27
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 26 57
2. Beşiktaş 25 54
3. Fenerbahçe 26 54
4. Trabzonspor 26 48
5. Hatayspor 26 45
6. Alanyaspor 26 42
7. Gaziantep FK 26 40
8. Karagümrük 26 40
9. Göztepe 26 35
10. Antalyaspor 26 34
11. Sivasspor 25 32
12. Konyaspor 25 31
13. Malatyaspor 26 31
14. Kasımpaşa 26 29
15. Rizespor 26 28
16. Kayserispor 25 25
17. Başakşehir 26 25
18. Erzurumspor 26 25
19. Denizlispor 26 21
20. Gençlerbirliği 25 21
21. Ankaragücü 25 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 24 53
2. Samsunspor 24 50
3. İstanbulspor 24 46
4. Altınordu 24 44
5. Adana Demirspor 24 42
6. Altay 24 41
7. Tuzlaspor 24 41
8. Ankara Keçiörengücü 24 39
9. Bursaspor 24 34
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 24 26
13. Boluspor 24 26
14. Menemenspor 24 26
15. Balıkesirspor 23 24
16. Akhisar Bld.Spor 24 19
17. Ankaraspor 23 14
18. Eskişehirspor 24 7
Takımlar O P
1. Man City 26 62
2. M. United 26 50
3. Leicester City 26 49
4. West Ham 26 45
5. Chelsea 26 44
6. Liverpool 26 43
7. Everton 24 40
8. Tottenham 25 39
9. Aston Villa 24 39
10. Arsenal 26 37
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 26 34
13. Crystal Palace 26 33
14. Southampton 25 30
15. Burnley 26 28
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 26 23
19. West Bromwich 26 17
20. Sheffield United 26 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 24 58
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 24 52
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 25 37
8. Granada 25 33
9. Levante 25 32
10. Athletic Bilbao 24 30
11. Celta de Vigo 25 30
12. Osasuna 25 28
13. Getafe 25 27
14. Valencia 25 27
15. Cádiz 25 25
16. Eibar 25 22
17. Real Valladolid 25 22
18. Deportivo Alaves 25 22
19. Elche 24 21
20. Huesca 25 20