SON DAKİKA

Torbalı GÜNCEL
Desktop_Pv11

İmar sorunu

İmar sorunu
Bu haber 23 Haziran 2017 - 20:10 'de eklendi.
Desktop_Pv8

Trafik meselesini birkaç gün ara vererek ilçenin diğer büyük bir sorununa el atıyoruz.   İmardan  sorumlu Çevre ve Şehircilik bakanının, ‘en büyük conta imarda’ dediği bir ülkede yaşıyoruz. Belediyelerde olup bitenleri varın siz düşünün. Bu arada belediyeler diyerek genelleme yapıp kimseyi zan altında bırakmak istemem. Beni tanıyan bilir, meslek hayatım boyunca iş yaptığım belediyelerde gördüğüm tüm yolsuzlukları korkmadan ve çekinmeden ilgili mercilere bildirdim.  Bir süre sonra Ağır Ceza mahkemelerinde, şarlatan müdürler yırtıp  suçsuz memurlar ceza almaya başlayınca geri adım atmak zorunda kaldım. Ne mutlu ki bu zaaf sahipleri zamanla layık oldukları cezalarını buldular. Biri emekliliğinin son günlerinde kapı ve duvarlara bile selam veriyordu. Diğerinin ise meşhur kutucukları sosyal medyayı sallıyordu. Rabbim hepimize hak edilen kazançlar elde edip,hak yolunda harcamayı nasip etsin.

Benim ‘imar sorunu’ başlığı ile dile getirmek istediğim sorun biraz farklı. Geçmiş dönem belediye imar servisinin iliklerine kadar işleyen rüşvet çarkının bu dönem ortadan kalktığını çok net olarak görüyoruz. Hatta imar servisinin belediyemizin yüz akı olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz. İmar servisinde alışık olmadığımız tarzda herkese eşit davranılıyor. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Buna rağmen işin içine büyükşehirin girdiği her revizyon döneminde insanlar çileden çıkıyor.  Çoğu zamanda muhatap bulamamaktan şikayetçiler. Beş tane Büyükşehir meclis üyemiz ise üç yıldır her ayki toplantıya konu mankeni olarak katılıyorlar. Zaten isteseler de bir şey yapamazlar. Çünkü sorun oldukça teknik ve geçmiş dönem yanlışlarını da içinde barındırıyor.

Bir  ilin ya da ilçenin imar planı neden sürekli olarak  ‘Revizyon’ adı altındaki farklı ölçeklerdeki planlarla değişip durur? Öncelikle bu konuya açıklık getirmemiz gerekiyor. Hatırlayacağınız üzere 2005 yılında büyükşehir yasası gereği imar yetkileri ilçe belediyelerden alınıp büyükşehir belediyelerine verilmişti. Bu devirin sonrasında İl genelinde 1/100.000 ölçekli Nazım İmar planı hazırlanırken büyükşehir belediye başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu’nun tüm ilçe belediyelerine yaptığı şu çağrıyı net olarak hatırlıyorum ; ‘Bana uçuk, kaçık projeler ve planlarla gelin’ diyordu başkan. Çünkü ilin 25-30 yıllık geleceği planlanıyordu. Birilerinin gelecek zamanda düşünmesi gerekiyordu ama olmadı.  Şehrin bu denli ve plansız büyüyebileceğini kestiremediler. Doğal olarak büyükşehir beledisinin uzmanları da, il genelini oluşturan ilçelerin  ihtiyaçlarını göremediler. İşte o tarihte yapılan il genelindeki Nazım İmar planı baştan savma ve ihtiyacı karşılamayacak şekilde meclisten geçtiği için günümüzde bu kargaşalar çıkıyor. Daha sonra 1/25.000 ve 1/5000’lik planlar ile yapılan yanlışlar düzeltilmeye çalışıldı ama bir türlü insanlar tatmin olmadı.

Sorunun ilçemiz yansımalarına gelecek olursak; öncelikle bir konuya açıklık getirmek gerekiyor. İlçemiz büyükşehir belediyesi hudutları içerisinde ve imar-planlama yetkisi büyükşehirde. Yani büyükşehirin ulaşım, alt yapı, sosyal hizmetler gibi bir sürü nimetlerinden faydalanırken bir takım bedelleri ödemek zorundasınız. Yani tarlanız imara girip sizin istemediğiniz bir zayiat ile arsaya döndü ise ya da  isteseniz de bir türlü imara girmiyor ise veya 2005’ten önce imara girip şimdi çıktı ise, inanın bunda ilçe belediyesinin yapabileceği hiçbir şey yok.(3 satırlık cümle kurdum, Halis beni anmış olmalı) üstelik o arsa 2005’ten önce plansız ve gereksiz bir şekilde ilçe belediyesi tarafından  imara açılmış da olabilir. İlk paragrafta ilçe belediyesi imarının ne tip insanların elinde olduğunu açıklayan örnekler vermiştim. İnsanlar ilçemizde özellikle İzban’nın gelişinden sonra artan arsa talepleri ve buna bağlı olarak yükselen arsa fiyatları dolayısıyla haklı olarak kendi yerlerini de en iyi şekilde değerlendirmek istiyorlar. Bu aşamada uyulması gereken kurallar ve sürekli söylediğim gibi riayet edilmesi gereken imar planları var. Planların ilan edilmesinden sonra yasal süre içerisinde münferit itirazlar yapılsa da ne yazık ki sonuç çok fazla değişmiyor.

Peki çözüm ya da öneri nedir?

Benim tavsiyem şu; İzmir ilinin güney aksı üzerinde büyüdüğünü ve bu akstaki en önemli merkezin ilçemiz olduğunun birileri tarafından fark edilmesini sağlamak zorundayız. Bunun için bir takım istatistiksel veriler toplanabilir. Yüksek oranda artan ilçe nüfusu, sanayi verileri, ulaşım verileri ilk aklıma gelenler. Yani insanlar özellikle ulaşım kolaylığı sayesinde ilçemizi İzmir’İn metropol ilçelerine tercih etmeye başladılar. Konut fiyatlarının uygunluğu, il merkezindeki yoğunluğun burada olmaması ve ana arterlere (havalimanı,tatil beldeleri, vs..) ulaşım rahatlığı ilçemizin tercih sebeplerinin başında geliyor. Her geçen gün cazibe merkezi olma özelliğini koruyan ilçemizin net ve yoruma açık olmayan bir imar planına ihtiyacı var. Bunun içinde ayrı partilerden olan il ve ilçe belediyelerinin tam koordineli çalışması önceliğimiz olmalı. Bu aşamada büyükşehir meclis üyelerine arabulucu rolü düşebilir.

Konu hassa ve derin, ilerleyen günlerde tekrar döneceğiz.

DİP NOT : Sana, çapına yakışır bir şekilde koca bir tam sayfa ayırmak isterdim sevgili İbocum ama malum gündem yoğun. Şimdilik bu dipnot ile idare edeceksin. Bu arada muhabirlikten köşe yazarlığına sıçrayan son çekirge olarak seni tebrik ediyorum. Yakında 55 kelimelik Türkçe’si ile Yaşar Ceylan’da köşe yazarsa hiç şaşırmam. Sana bir tavsiye daha; yazılarda kullandığın fotoyu değiştir.  Okuyucu gözünde türkü söyleyecek ya da çiğ köfte tarifi verecekmiş gibi bir hava yaratıyorsun. Başarılarının devamını diliyorum. İmla hatalarına dikkat edelim. Bir de kendine has bir üslup edinmen gerek. Biliyorsun bu siteye kahve ağzıyla yazan bir yazar yeterli. Bu arada bir müjde vereyim; yakında Tecelli’den Abuzittin’e köşemiz ve haftada bir ‘Kafamda deli sorular’ tekrar başlıyor. Çok eğleneceğiz çok…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Mobil_Pv1
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER