banner32

banner28

Okullar açıldı ama…

Okullarda yüz yüze eğitimin ikinci aşaması bu sabah yeni önlemler kapsamında başladı. Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, sınıfta pozitif öğrenci çıkarsa temaslı risk derecesine göre karar verileceğini söyledi.

GÜNDEM 12.10.2020, 16:57 13.10.2020, 15:18
Okullar açıldı ama…
banner29

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, salgın yönetimiyle ilgili güncel duruma dair önemli bilgiler verdi. Prof. Dr. Yavuz, Covid-19 bulaşan kişilerin her zaman semptom göstermeyebileceğine işaret ederek son günlerde sosyal medyada da oldukça tartışma konusu olan 'asemptomatikler hastalığı bulaştırmıyor mu' sorusunun yanıtını net olarak verdi.

Prof. Dr. Yavuz, “Asemptomatik dediğimiz kişiler, virüsü taşıyıp herhangi bir belirti göstermeyen vakalardır. Ya da test alındığı an için bir belirti göstermezler ama daha sonra semptomları ortaya çıkabilir. Bunları da ‘presemptomatik’ olarak adlandırıyoruz. Hiçbir şekilde semptom göstermeyenler yani asemptomatikler, virüsü bulaştırma riski kesinlikle taşırlar. Bu nedenle de bu vakaların izole edilmesi salgınla mücadele açısından çok önemlidir” dedi. Türkiye’de salgının başından bu yana bu yöntemin izlendiğine işaret eden Prof. Dr. Yavuz, “En başından beri bütün dünyada da bu şekilde yapılıyor. Bu kişiler aynen semptomatik vakalar gibi izole ediliyorlar. İzolasyon süreleri de tanımlanmıştır, bazı dönemlerde bu süreler güncellendi, değişti yeni bilgiler çıktıkça ama bu kişiler bu süre boyunca mutlaka izolasyonda kalmalıdır. Virüsü daha mı az taşıyor, daha mı çok taşıyor; bu alanda tabii ki çalışmalar yapılıyor. Ama kesin olan şey, bu kişilerin de bulaştırıcı olduğudur” diye konuştu.

“ASEMPTOMATİK OLANLARIN BELİRLENEBİLMESİ SAĞLIK SİSTEMİNİN GÜCÜNÜ GÖSTERİR”

Asemptomatik vakaların belirlenebilmesinin sağlık sisteminin gücünü gösterdiğini de vurgulayan Prof. Dr. Yavuz, “Çünkü semptomu olanlar zaten hastaneye geldiği için onları aramanıza gerek yok. Onlar zaten bir sağlık bakımına ulaşıyorlar. Testleri, tedavileri yapılıyor. Ama asemptomatikleri yakalamak için ne yapmanız lazım? Ya semptomatik vakanızla temaslı olanları araştırıp bulup, onlara da test yapmanız lazım ya da yüksek riskli gruplarda taramalar yapmanız lazım. Sonuçta Türkiye semptomatik olanların temaslılarını bulup bunlarda belirti varsa ya da yüksek riskli ise örnek alarak aktif olarak bunları belirledi. Bu bir sağlık sisteminin gücüdür aslında. Dolayısıyla asemptomatik vaka sayınızın saptanabilmesi enfeksiyon kontrolü anlamında, toplumda bu hastalığın kontrol altına alınabilmesi açısından çok iyi bir şey. Şu anda Dünya Sağlık Örgütü’ne de (DSÖ) asemptomatikleri tarayıp yakalayan ülkeler daha çok vaka sayısı bildiriyor” dedi.

“ÜLKELER ARASI KARŞILAŞTIRMA YAPMAK GERÇEKÇİ DEĞİL”

Ülkeler arasında karşılaştırma yaparken de bu standartlara göre yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Siz ülke olarak hiç bakmazsınız, az vakanız olur. Ama etkili bir filyasyon yaparsınız, etkili bir risk gruplarına tarama çalışması yaparsanız vakaları bulursunuz. Şu anda böyle bir karşılaştırma yapacak standardizasyon da yok aslında dünyada. Çünkü kimi ülkeler, mesela İngiltere, sadece ağır hastalar gelsin hastaneye diyor. O zaman da sadece ağır hastaları tarıyor ve oradaki rakam öne çıkıyor. DSÖ standartlarına göre normalde 2-3 semptomu olanlara test yapılıyor. Oysa Türkiye’de DSÖ’den farklı olarak iki semptomu olana bile tarama yapılıyor. Dolayısıyla daha çok insandan örnek alırsanız daha çok vaka var, diyebilirsiniz. Kendimizi ancak daha önceki halimizle karşılaştırabiliriz. Yani ülkeler arasında karşılaştırma yapmak, bu anlamda şu anda çok da mümkün ve sağlıklı değil. Daha çok tarama yapan daha çok vaka buluyor tabii ki. Vakanın semptomatik ya da asemptomatik olması izolasyon önlemlerimiz açısından hiçbir şeyi değiştirmiyor. Bu salgınla mücadele ederken semptomatikler de asemptomatikler de presemptomatikler de hepsi aynı şekilde izole ediliyor.”

SINIFIN RİSK DURUMUNU MASKE KULLANIMI BELİRLİYOR

Okulların açılmasıyla ilgili kafalardaki soru işaretlerine de değinen Prof. Dr. Serap Şimşek yavuz, risk derecelendirmesinden bahsederek şu bilgileri verdi:

“Okullar açılıyor, orada nasıl bir yaklaşım olacak? Bunları akıl ve bilim çerçevesinde ele almamız gerekiyor. Çünkü bu testler de sınırsız değil. Dünyanın hiçbir yerinde değil. O nedenle test stratejisini de ona göre oluşturmak gerekiyor. Burada temaslı risk kategorisi önem kazanıyor. Temaslı dediğimizde, örneğin sağlık çalışanlarında da, filyasyon çalışmalarında da böyle değerlendiririz; temas riski en yüksek temaslıları önce değerlendirmeye alırız. Bu da nedir? Mesela şu anda ben pozitif olsam, maske kullanarak ve mesafeli bir şekilde yine maskeli birilerinin yanında bulunmuşsam orta riskli bir temas söz konusudur. Yüksek riskli temas değildir bu. Ama ben maskesiz bir şekilde biriyle 15 dakikadan uzun süre bir arada bulunmuşsam, taşıyıcı ya da hasta çıkarsam, karşımdaki kişi açısından risk artmış oluyor. Karşımdaki kişi de maskesizse risk en yüksek seviyeye çıkmış oluyor. Bu nedenle bu temaslı riski de kategorize edilir. Yüksek risk, orta risk, düşük riskli diye. Bu, okullarda da böyledir. Yani eğer herkes maskesini uygun şekilde takmış ve mesafesi yeterliyse, sınıfta da bir vaka çıktı diyelim, orta ya da hafif riskten söz ederiz. Taramalar da ona göre yapılır. Ama sınıfta birden fazla vaka çıktıysa o zaman riskin yükselmiş olduğu anlaşılır, eğitime ara verilir ve tekrar bütün sınıf ona göre değerlendirilir. Kişi belki maskeliyim diyor ama aslında maske kullanmıyor olabilir.”

“TOPLUM BAĞIŞIKLIĞINDAN HENÜZ ÇOK UZAĞIZ”

Corona virüs ile ilgili olarak henüz toplum bağışıklığından bahsedilemeyeceğine de değinen Prof. Dr. Yavuz, şunları vurguladı:

“Şu anda bu hastalıkla ilgili bilgiler yeni yeni oturuyor. Yani kesin şeyler söylemek çok zor. Şöyle olursa toplum bağışıklığı olur demek çok da mümkün değil. ayrıca hemen bir ilaç bulalım, bu işin çözümü bulunsun, hemen aşı çıksın; öyle bir şey de yok. Gerçekten bunu kimse beklemesin. Ama elimizde ne var? Korunma önlemlerimiz var. Toplum bağışlıklığı olabilmesi için bir kere bağışıklık olması lazım. Kesin, koruyucu bir bağışıklık henüz yok bu hastalıkta. Çalışmalar hep yeni yeni çıkıyor. Mesela bu corona virüsler içerisinde nezle yapan koronavirüs’ün bir yıl sonra yeniden hasta edebildiğini biliyoruz bu çalışmalara göre. O zaman nasıl bir bağışıklıktan söz edeceğiz?

Yani yeniden hastalanma (reenfeksiyon) riski de olabilir. Zaten biz hastalarımıza hadi geçirdin tamam sen artık kurtuldun gibi bir şey asla demiyoruz, diyemeyiz. Şu ana kadar elde edilen verilere göre hastalığı özellikle ağır geçirenlerde önemli bir başlık bıraktığını gösteriyor, hafif geçirenlerde bu daha zayıf görünüyor. Ama hücresel immünite, hümoral (salgısal) immünite farklı farklı parametreler var; elimizde olan tek şey, bu hastalık için şu aşamada henüz kalıcı bir bağışıklıktan söz edemeyeceğimiz. Elimizdeki tek koz, halen korunmak.”

“HAVALANDIRILMAYAN KAPALI ALANLAR EN RİSKLİ BÖLGELER”

Prof. Dr. Yavuz, bu süreçte en iyi seçeneğin riski mümkün olduğunca azaltmak olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle noktaladı: “Riskinizi ne kadar azaltırsanız, tabii ki hiçbir zaman sıfırlayamayız, çalışıyoruz, okula gidiyoruz, toplu taşıma kullanıyoruz vs. ama maskemizi takarak, önce karşımızdakini koruyarak (maske takmak bir kaynak kontrolüdür aslında), mesafemizi koruyarak, hijyenimize dikkat ederek bunu sağlayabiliriz.

Lütfen herkes şunu bilsin, bu hastalık açısından en riskli ortam, havalandırılmayan, kalabalık ve maskesiz bulunulan ortamlardır. Yakınlarınız, akrabalarınız, arkadaşlarınızla dahi, kapalı, havalandırılmayan ortamda maskesiz bulunmayın.

Aşı bulunduktan sonra daha rahat edebiliriz belki. Gerçekten çok çalışma var bu konuda ama şu anda toplum bağışıklığından söz edemeyiz kesinlikle; ki gerçekte yüzde 10'undan azı hastalığı geçirmiş görünüyor şu anda.”

Yorumlar (0)
6
açık
Namaz Vakti 28 Şubat 2021
İmsak 06:17
Güneş 07:38
Öğle 13:29
İkindi 16:38
Akşam 19:10
Yatsı 20:26
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 26 57
2. Beşiktaş 25 54
3. Fenerbahçe 25 51
4. Trabzonspor 25 48
5. Hatayspor 26 45
6. Alanyaspor 26 42
7. Gaziantep FK 26 40
8. Karagümrük 26 40
9. Antalyaspor 26 34
10. Göztepe 25 32
11. Sivasspor 25 32
12. Konyaspor 25 31
13. Malatyaspor 26 31
14. Kasımpaşa 25 29
15. Rizespor 26 28
16. Kayserispor 25 25
17. Başakşehir 26 25
18. Erzurumspor 26 25
19. Denizlispor 26 21
20. Gençlerbirliği 25 21
21. Ankaragücü 25 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 23 53
2. Samsunspor 23 49
3. Altınordu 24 44
4. İstanbulspor 23 43
5. Adana Demirspor 24 42
6. Ankara Keçiörengücü 23 38
7. Altay 23 38
8. Tuzlaspor 23 38
9. Bursaspor 23 31
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 23 26
13. Menemenspor 23 26
14. Balıkesirspor 23 24
15. Boluspor 23 23
16. Akhisar Bld.Spor 23 19
17. Ankaraspor 23 14
18. Eskişehirspor 23 7
Takımlar O P
1. Man City 26 62
2. M. United 25 49
3. Leicester City 25 49
4. West Ham 26 45
5. Chelsea 25 43
6. Liverpool 25 40
7. Everton 24 40
8. Aston Villa 24 39
9. Tottenham 24 36
10. Leeds United 26 35
11. Arsenal 25 34
12. Wolverhampton 26 34
13. Crystal Palace 25 32
14. Southampton 25 30
15. Burnley 25 28
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 25 22
19. West Bromwich 26 17
20. Sheffield United 25 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 23 55
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 24 52
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Villarreal 24 37
7. Real Betis 24 36
8. Levante 25 32
9. Athletic Bilbao 24 30
10. Granada 24 30
11. Celta de Vigo 24 29
12. Osasuna 25 28
13. Getafe 25 27
14. Valencia 25 27
15. Cádiz 24 25
16. Eibar 25 22
17. Deportivo Alaves 25 22
18. Real Valladolid 24 21
19. Elche 23 21
20. Huesca 25 20