İzmir basının önemli isimlerinden Arif Çayan, Torbalı'daki olayı kalene aldı. Evden çıkması yasak olan 67 yaşındaki bir kadının kuş talebini yerine getiren belediyenin bu hareketi Çayan 'ın dikkatini çekti.

İşte Arif Çayan'ın o yazısı 


Korona dedik, virüs dedik, salgın dedik, evde kalın dedik, 65 yaş dedik, 20 yaş dedik,  maske dedik, eldiven dedik, izolasyon dedik, aman ha dedik.

Korktukça korktuk, gözümüzün görmediği o canavardan.

Hepimizi evlere adeta kilitleyen, hapis eden o canavardan.

Ne hastalananlara geçmiş olsun demeye gidebildik, ne ölenlere rahmet okumaya.

Bir varmış, bir yokmuş gibi seyrettik ve seyrediyoruz insanlığı.

İşte o insanlık şimdilerde daha da çok anladı, birlikte olmayı, bir arada olmayı, birlikte gülmeyi, birlikte yemeyi, birlikte ağlamayı.

Birlikte yaşamayı daha iyi anladı.

Yalnızlığın içine mahkûm oldu.

Onlardan birisi de Torbalı’da yaşayan 67 yaşındaki kadın.

Tek başına evinde, o canavarın kendisini görmemesi için gizleniyor. Uyarıları dinliyor ve evinin içinde kafasını dahi çıkarmıyor.

Ama tek başına.

Torbalı Belediyesi’ni arıyor.

Ne ekmek istiyor, ne su.

Sadece bir tane kuş istiyor.

Gagası olan, tüyleri olan, arada ötüp,  onunla konuşabilen.

Korona Virüsünden daha çok evde de tek başına kalmaktan korkar olmuş.

Başkan Uygur’un talimatıyla ona bir kuş götürüyor, kafesinde.

Tıpkı onun gibi kafeste.

Yalnızlığını gidersin diye.

Alıyor içeriye onu kafesiyle ‘Virüs Gülü’ koyuyor adını.

Yaşayacaksak birlikte, öleceksek de birlikte diye kendine yeni bir yaşam kaynağı yaratıyor.

Ne günlere kaldık demeye dilim varmıyor ama ne günlere kaldık diye yazmaya kalemim yetiyor.

Torbalı Belediye Başkanı İsmail Uygur’u, yaşlı teyzenin yalnızlığını gideren bu hareketinden dolayı alkışlıyorum.


Gönderdiği kuşun, yaşlı kadına hayat vermesini diliyorum.

Bir kuş bazen her şey olabiliyor!

Her şey bazen bir kuşta olabiliyor​!