SON DAKİKA

Torbalı GÜNCEL
Desktop_Pv11

Cumhuriyet sizden, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.

Cumhuriyet sizden, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.
Bu haber 24 Kasım 2017 - 15:03 'de eklendi.
Desktop_Pv8
Mobil_Pv1

Bugün 24 Kasım Öğretmenler günü, sıradan bir gün değil. Hele benim için hiç değil. Eğitim hayatım çok kısa sürse de benim bu hayatta birçok öğretmenim var. Anne ve babada birer öğretmendir ancak hayatını eğitime, gelecek nesiller yetiştirmek adına adayan öğretmenlerimize çok şey borçluyuz.

24 Kasım münasebetiyle bir yazı yazmak istedim, ne yazsam yetersiz olacaktır düşüncesiyle Öğretmenlerimizin yazılarını okudum. Eskiye dair yazıları araştırırken

ilçemizde yıllarca eğitim yöneticiliği yapan,binlerce öğrencinin üniversiteleri kazanmasına öncülük eden ve ülke yönetiminde de iki milletvekili öğrencisi bulunan,Sami Bingöl Turan Hocamın çok değil 2 yıl önce yazdıklarını okudum.Eğitim sisteminde müfredatlarda iki yılda bile neler değişti neler! Bu yıl yapılan yeni düzenlemede daha netlik kazanmamış, veliler bakanın deyimiyle nitelikli okullara yakın ev kiralama peşindeler.

Her neyse Bir Öğretmenin iki yıl önce kaleme almış olduğu yazıyla sizleri baş başa bırakıyorum.

İşte Sami Bingöl Turan’ın iki yıl önce kaleme aldığı köşe yazısı

24 KASIM

Bu gün 24 Kasım “öğretmenler günü” Öncelikle  bütün  meslektaşlarımın bu özel gününü kutluyor  sağlık mutluluk ve başarılar diliyorum. Her yıl olduğu gibi yetkililerin yaptığı konuşmalarda parlak cilalı  içi boş sözleri  bu gün yine çok duyacağız. Ve inanıyorum ki  bir çiçekle sevgi ve saygı dolu bir yaklaşımla öğretmenlerine koşan öğrencilerin verdiği mutluluk her şeye bedel olacak. Değişen her siyasi iktidardan günümüze kadar  bir değerlendirme yaptığımda  kayda değer uygulamaların olmadığını, sistem değişikliklerinin  eğitim camiasında büyük yaralar açtığını görüyorum. Eğitim sektöründe hizmet ettiğim yılların büyük bölümünü eğitim yönetiminde geçirdim, hedefim görevimde daima başarılı olmaktı. İnandığım değer, iyi seçilmiş bir ekiple çalışmak, sevgi ve saygı çerçevesinde doğru olanı yapmaktı ki fazlasıyla oldu. Hizmet içi eğitimlere, mesleki seminerlere, yurt dışı gezilerine katılmıştım,elde ettiğim bilgileri şahsi deneyimlerimle birleştirip çalışmalarıma katkı yaparak görevimi en iyi şekilde yapmaya çalışmıştım.

Siyasi iktidarların emir kulu gibi çalışan ve sadece koltuk güvencesine önem veren üst makamların sınır tanımayan engellerine  rağmen ekip olarak, tüm çalışanlarla beraber her alanda başarılarla dolu bir  Lise olma  şansını yakalamayı  başarmıştık. Günümüzde sistem arızalı, öğrenciler çok özgür çalışanlar tedirgindir.

VARDİYALI YÖNETİCİLER

Doksanlı yıllara kadar eğitimin her kademesine atanan yöneticilerde belirli kıstaslar aranırdı, okul müdürleri  md. yardımcılarını seçme yetkisine sahip oldukları için: Çevreyi bilen, okulunu velisini, öğrencisini iyi tanıyan öğretmenler arasından istediklerini seçerlerdi,böylece güçlü bir yönetim sayesinde okullarda  disiplin sağlanırken, eğitimciler de huzur içinde  öğrencilerine;Bilgiyi,farklı düşünmeyi,gerektiği zamanlarda tekrar denemeyi ve her türlü engeli kolayca aşmanın yollarını çözümlerini öğretirlerdi. Zira okul yönetimi çok önemlidir. Eksik ve bozuk bir yönetimden başarı elde etmek asla mümkün değildir. MEB’nın yaptığı çok fazla yönetmelik ve sistem değişikliği eğitim sektörünü dejenere ediyor. Sınavla yönetici alındı tutmadı, bir gecelik  emirlerle askıya alındı  sıradan siyasi atamalar yapıldı olmadı, ilk ve orta öğretimde  rotasyon uygulandı olmadı.Binlerce yöneticinin yeri değiştirildi.Performans  değerlendirmesi gibi çirkin bir uygulamayla okul yöneticilerine  puan verildi,dört yılını dolduran yöneticiler başka okullara vekaleten gönderildi,tedviren atamalar oldu yine olmadı.Okul yöneticileri neredeyse vardiyalı çalışmaya başladılar.İyi bildiği okulundan,personelinden,çevresinden,velisinden koparılıp bilmediği bir çevreye zoraki gönderilen yöneticilerden ne beklenir ? İl ve ilçe yöneticilerinin de durumu farklı değil. Bakanlık dahil tüm teşkilatta görevlerinden alınarak “ Uzmanlık” adı altında bir kadroya atanan, hiçbir iş yapmadan oturup maaş alan yüzlerce  deneyimli eğitimcinin durumu da farklı değil.Ve şu bir gerçektir ki bu uygulamaların çoğu denenmiş ve  geri dönülmüştür.Peki neden,sebep nedir ? Rotasyona tabi tutulan, üzgün ve isteksiz olarak çalıştırılan, vardiyalı yöneticilerle okullar iyi yönetilemediği gibi eğitimde disiplin de sağlanamıyor, disiplinin olmadığı okulda da başarıdan söz etmek pek doğru olmaz. İnşallah bu güçlü iktidarda kalıcı, akılcı sistemler getirilir, uygulanır ve yaralar sarılır.

ÖĞRENCİLER

Bu ülkenin geleceği çocuklarımızın en iyi şekilde yetiştirilmesine bağlıdır. MEB’ları  o kadar değişik uygulamalar getirdi ki, sistem yaz boz tahtasına döndü.Eğitim “Bu gün öğren yarın unut” gibi neye yaradığı bilinmeyen bilgilerle dolduruldu.Oysa,öğrenciler eğitimde alacakları bilgileri bir meslek alanına uygulayarak bir yaşam mücadelesini ve  ülkeye hizmet etmeyi öğrenirler.Onun içindir ki alınan her kararda eğitimin özünü çok iyi irdelemek gerekir.Bu gün gelinen noktada öğrenci okuluna güvenmiyor,öğretmenine de saygısını yitirmiştir.Her şey rağmen  inanıyorum ki öğretmen arkadaşlarımız öğrencilerine bilgi yanında sevgi saygı kurallarını da veriyorlar.Zira sevgi her derdin ilacıdır.Gelecekte  daha çok acılar yaşamak istemiyorsak eğitimde  sevgiye öncelik tanımalıyız.Rotasyonlar,nereye varacağı belli olmayan özgür kıyafetler,eğitimin kalitesini bozan seçmeli dersler,yarış atı gibi sınavdan sınava koşturulan öğrenciler,siyasi şovlarla açılan başarıyı değil parayı ön plana çıkaran kadrosuz,kalitesiz üniversiteler,dershane Liseleri ,özel okullar  bu girdapta dönen eğitimcileri,öğrencileri,aileleri haklı olarak tedirgin etmektedir.

TORBALI DA EĞİTİM

İlçemiz eğitim yönünden şanslıdır çünkü her türlü  eğitim kurumu yanında, bir yüksek okulumuz, altı özel okulumuz da var.Dolayısıyla eğitim kalitesi de yüksektir.İlk ve orta öğretime devam eden öğrenci sayısı 30 bin civarında,kadrolu  öğretmen  sayısı da 1600  dolayındadır.Öğretmenlik öyle bir uğraştır ki mesaisi olmaz o,her yerde her zaman öğretendir.Ne yazık ki bu kadar personele sahip olan bir  kurumun mensuplarının dinleneceği,barınacağı ve boş zamanlarını değerlendireceği bir tesisi yoktur.Eğitimciler boş zamanlarını değişik yerlerde geçiriyorlar.Çevremizdeki küçük  ilçelerde  bile“Öğretmen evi” varken,1600 öğretmeni bulunan Torbalı da,bu güne kadar bir öğretmen evinin açılmaması yöneticilerimizin bir ihmali ve ayıbı değil midir ?Çalışanları, emeklisi ve aileleriyle birlikte 5000 den fazla üyesi olan milli eğitimciler ve bürokrasi için,Torbalı da bir Öğretmen Evi’nin açılması ihtiyaçtır, zorunludur ve  en önemli görevdir. Sayın ilçe milli eğitim müdürümüz siyasi bir yapılanma olan kent konseyi başkanlığını yapacağına kendi personelinin ve emeklisinin rahat edebileceği bir tesise sahip olmak için, gereken mesleki bir dayanışmanın önderliğini ve başkanlığını yapsa daha uygun olacağı kanaatindeyim. Gelecek 24 Kasım öğretmenler günü töreninin “Torbalı öğretmen evi ve dinlenme tesislerinde yapılmasını diliyorum.”Tüm öğretmenlerimizin,24 Kasım Öğretmenler günü kutlu olsun.

Sağlık ve sevgiyle kalın.23.11.2015

 

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
Mobil_Pv1
İLGİLİ HABERLER